ANONİM ŞİRKETLERDE AZLIK HAKLARI
- Deniz Tuncelli
- 13 May 2024
- 3 dakikada okunur
Azlık Nedir?
Azlık; sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahiplerine verilen addır. Bu zümreye tanınan haklar sayesinde azlığın miktarına göre bu paylara tek başına sahip bulunan pay sahibi ya bazı hakları kullanma olanağına kavuşur ya da ağırlaştırılmış yeter sayıların gerçekleşmesine engel olur (Poroy, 2019, s. 650).
Yeni ticaret kanuna göre, çoğunluk ilkesi hakim olan anonim şirketlerde bu madde ile pay sahiplerine yönetim kurulunda temsil edilme hakkı verildi ve azlık, çoğunluğun hâkimiyetinden korundu. Şirketin yönetiminde çoğunluk pay sahiplerinin söz sahibi olması menfaat çatışmalarına zemin oluşturmaktaydı, bu sayede hakları ihlal edilen azlık pay sahiplerinin hakları korunması için mekanizmalar yeni Ticaret Kanununa eklenmiş bulundu. Aynı zamanda pay sahiplerinin korunması ilkesi de sağlanmış oldu. Bu hakları şöyle başlıklandırabiliriz:
Yönetim Kurulunda Temsil Edilme (TTK m. 360)
Esas sözleşmede öngörülmek şartıyla azlığa yönetim kurulunda temsil edilme hakkı tanınabilir, ayrıca yönetim kurulu üyeliği için aday önerme hakkı da tanınabilir. Azlığa mensup adayın haklı bir sebep bulunmadığı takdirde üye seçilmesi zorunludur. Burada dikkat edilmesi gereken ticaret Kanunu m. 360’da azlığı tanımlamamış, tanımı şirket ana sözleşmesine bırakmıştır.
Genel Kurulu Toplantıya Çağırma ve Gündeme Madde Koyma (TTK md.411)
Azlık pay sahipleri, yönetim kurulundan, yazılı olarak geçici sebepleri ve gündem belirterek, genel kurulu toplantıya çağırmasını veya kurul zaten toplanacak ise karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilir. Genel kurul toplanmayacaksa azlığın toplantı talebi olağanüstü toplantı halidir. Toplantı istemi yönetim kurulunca kabul edilmişse en geç 45 gün içinde toplanacak şekilde toplantıya çağırılmalıdır. Çağrı ve gündeme madde konması işlemi noter aracılığıyla yapılır. Yönetim Kurulu toplantıya çağrıyı yapmazsa, çağrı yetkisi istem sahiplerine geçer. Yasa istem sahiplerinin bu yetkiyi nasıl kullanacağını düzenlemediği için uygulamada zorluklar da oluşmaktadır. Azlığın bu hakkı kullanması pratikte zordur. Azlık çoğunluğa ve yönetim kuruluna karşı bir girişim olduğundan şirket yönetiminden yardım görmesi kolay olmayacaktır. Azlık bu bağlamda gerektiğinde yargıdan yardım alabilir.
Genel Kurul Toplantısının Ertelenmesini İsteme (TTK md.420)
Finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konular azlık pay sahiplerinin istemi üzerine, genel kurulun bir karar almasına gerek olmaksızın, toplantı başkanının kararıyla bir ay sonraya bırakılır. Azlık talebi yeterli olup ayrıca bir gerekçe bildirilmesine gerek yoktur. Erteleme pay sahiplerine ilanla bildirilir. Bu hak azlık pay sahiplerine, genel kurula önemli ölçüde müdahale etme imkânı verir. Kanunun 420. Maddesinin 1. Fıkrasında “toplantı başkanının kararıyla” ibaresi yer almaktadır ancak azlığın erteleme hakkı yasadan kaynaklanır, burada olması gereken başkanın kararı değil, genel kurula açıklamasıdır. Azlığın erteleme talebine rağmen görüşülen gündemde ele alınan maddelerin batıl mı yoksa iptal edilebilir mi olduğu konusu da tartışmalı ve önemlidir. Yargıtay bir kararında(Yargıtay 11. HD. 29.04.2013 t. E.9207 K. 8534) iptalinin istenebileceğini belirtmiş, bir kararında ise (Yargıtay 11. HD. 07.12.2015 T. E. 5631, K.13084) geri bırakılması gerektiği, aksi halde alınan kararların yasaya aykırı olacağını belirtmiştir.
Özel Denetçi Atanmasını Mahkemeden İsteme (TTK md 438, 439)
Her pay sahibi, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir. Genel kurul istemi onaylarsa, 30 gün içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bir özel denetçi atanmasını isteyebilir. Genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi halinde ise azlık pay sahipleri 3 ay içinde şirket ticaret merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atanmasını isteyebilir. Bu hak sadece azlık pay sahiplerine tanınmıştır.
Nama yazılı Pay Senedi Basılmasını Talep Etme (TTK md.486)
Azlık istemde bulunursa nama yazılı pay senedi bastırılıp tüm nama yazılı pay senedi sahiplerine dağıtılır. Pay senedi olmayan pay sahipleri bu sıfatlarını ispattan yoksun kalır ve devir olanakları sınırlanır, böylece kapalı anonim şirketlerde, özellikle aile şirketlerinde pay senedinin bastırılmaması ve dağıtılmaması yoluyla baskı yapılması engellenmiştir.
Haklı Sebeple Fesih Talep Etme (TTK md.531)
Haklı sebeplerin varlığında, azlık pay sahibi, şirket merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine başvurarak şirketin feshine karar verilmesini isteyebilir. Mahkeme fesih yerine davacı pay sahibine payların gerçek değerinin ödenip şirketten çıkarılmalarına veya kabul edilebilir başka bir çözüme de hükmedebilir. Haklı sebepler; azınlık hakları ve bireysel hakların ihlali, bilgi alma ve inceleme hakkının ihlali gibi sebeplerdir. Sebeplerin haklı olup olmadığına mahkeme karar verir.
Kurucuların, Yönetim Kurulu Üyelerinin ve Denetçilerin İbra Edilmesini Engelleme Hakkı (TTK md.559)
Kural olarak, şirketin tescili tarihinden 4 yıl geçmedikçe; kurucular, yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerin kuruluştan ve sermaye artırımından doğan sorumlulukları sulh ve ibra yoluyla kaldırılamaz. 4 yıl geçtikten sonra sulh ve ibra ancak genel kurul onayı ile geçerlilik kazanır. Ancak azlık pay sahiplerine olumsuz oy kullanma hakkı tanınmıştır, sulh ve ibranın onayına karşıysa, sulh ve ibra genel kurulca onaylanmaz.
Sonuç olarak düzenlenen bu maddelerle azlığa tanınan haklar kara Avrupası hukukunda ele alındığı gibi “koruyucu haklar” olarak Türk hukukunda da yerini almış, azınlıkta kalan pay sahiplerini çoğunluğa karşı koruyucu rol üstlenmiştir. Ayrıca belirtmek gerekir ki bütün bu koruma hükümleri ışığında azlık hakları anonim ortaklığın devamını engellemeyecek şekilde kullanılmalıdır.

Yorumlar